Reenkarnasyon - Tekrar Doğuş

Ölüm bir son değil,yeniden doğuştur..Ruh her enkarnasyonundaki (bedenlenmesindeki) karmasını düzeltmek üzere yeniden dünyaya gelir..Ve tekamül yasasına göre sürekli bir öğrenme ve gelişim içindedir..
Aynı ruhun 86 kez değişik bedenlenmelerle (erkek/kadın,zenci/beyaz vd.) dünyaya geldiği durumlar vardır:(Ruhsal Uyanış,Dr.Brian Weiss).

Bir ruhun yeryüzünün belli bir yerinde ve zamanında yeni bir hayata aday olma kararı,çok düzenli bir ruhsal planlama süreci vardır.

Yeniden doğuş kapsamlı ve engin bir deneyimdir..Yeryüzüne doğru yola çıkmaya hazırlanan ruhlar,kendilerini çarpışmaya hazırlayan savaşın pişirdiği kıdemli askerlere benzerler.Heyecan duyarlar,biraz çekinirler,kaygı duyarlar.Ruhsal plandan ayrılırken karışık duygular yaşarlar..O alemdeki herkesle vedalaşıp,kayma şeklinde uzaklaşırlar..Aşağı doğru,bulanık,karanlık bir tüpten aşağı doğru,bir boşluğa doğru kayar ve rahimdeki bebeğin içine girerler.

 

Tekrardoğuş ve yeniden doğma mekaniği hakkında bir çok teori vardır..Bunlardan özellikle ilgi çekici olanlarından biri,”Grup Tekrardoğuşu” kavramıdır..Buna göre belli bir zaman çerçevesinde yaşayan insanlar,yine beraberce tekrardoğarlar..Örneğin antik çağın büyük düşünürleri,yeni bir zaman döneminde,aynı anda yeniden doğacaklardır..Onlar üstün yeteneklerini farklı yollarla ifade edecek,fakat aralarındaki irtibat devam edecektir.
Gecmiş yaşam regresyonunda,bu yaşamımızda ilişkide bulunduğumuz kişilerle,daha önce de beraber olduğumuzun (bir çok kez ve farklı rollerle) ortaya çıkması çok etkileyicidir..

Örneğin,evliliği,karısına cinsel istek duymadığı için bitmek üzere olan bir erkek danışanın,regresyonda, şimdiki karısının daha önceki yaşamında annesi olduğunu anlaması gibi.

Tekrardoğuşun amacı geçmişte yapılan şeyleri düzeltmek midir? Amaç daha çok şey öğrenmektir.Tekrardoğuşun amacı birşeyleri düzeltmek değil,kendimize birşeyler daha katmaktır.Kendi tayin ettiğimiz dersleri tamamen anlayabilmemiz için birçok kez yaşamamız gerekir.
Yaşam ve tekrar doğuş deneyimlerine daha olumlu gözle bakmalıyız.Bu bir öğrenme ve sevme işidir,ceza ve ızdırap işi değil.Herşey tutumda yatar.Yarattığımız şeyi yaşarız ve yaşadığımız şeyi de yaratırız.